Antalya, Akdeniz’de Türkiye’nin en büyük kıyı alanına sahip olup, çok zengin bir biyoçeşitlilik ve çok değerli antik alanları olan, ülke ekonomisine önemli katkıda bulunan illerden biridir. Akdeniz’in en büyük şehri olarak, Antalya Büyükşehir Belediyesi sorunun aciliyetinin farkına varmasıyla  konuyla ilgili çabalar başlatmak istemiştir. Antalya, Akdeniz sahilindeki en büyük sahil topluluklarından biridir. Bölge, zengin kültürel ve doğal mirasıyla popüler bir turizm merkezidir. Antalya şehri, zengin flora ve faunası ile doğal bir müze ve laboratuvar olarak hizmet vermektedir. Antalya’daki Özel Koruma Alanları, Akdeniz’in endemik ve nesli tükenmekte olan türleri için önemli yaşam alanlarıdır ve kıyı sahilleri olan Alanya, Phasalis, Olympos, Tekirova, Üçadalar, Adrasan ve Beşadalar da eşsiz bir denizel biyoçeşitliliğe ev sahipliği yaptığı rapor edilmiştir. Ayrıca kıyı şeridi boyunca dağılmış çok sayıda antik şehir ve kalıntılar da yer almaktadır. 657 km’lik kıyı şeridine sahip olan Antalya, denizle bağlantısı olan 25 adet nehir girişi bulunmaktadır ve bu alan sele karşı çok savunmasızdır. Bu riskli durum ile iklim değişikliği sel felaketinin şiddetini arttıracaktır. Kıyı alanları, turizm, rekreasyon, deniz taşımacılığı için doğal kaynakların kullanılmasına rağmen bu ekonomik sektörler risk altındadır.

Kıyı alanları için mevcut tehdit olan antropojenik etkiler, iklim değişikliğinin etkileri ile birlikte kötüleşebilir. Özetle, bir kıyı toplumu olarak Antalya, iklim değişikliği risklerine eğilimlidir. Genel olarak, kıyılar deniz seviyesinin yükselmesine, daha sık ve şiddetli fırtınaların etkilerine, yağış artışlarına, daha sıcak okyanus sıcaklıklarına ve deniz suyunun asitliğine karşı oldukça hassastır.