İklim Değişikliğinin Turizme Etkileri

Antalya’da iklim değişikliği ve turizm arasındaki bağlantı iki sebepten dolayı yapılacaktır. Birincisi, tarımla birlikte turizm Antalya’nın en önemli ekonomi sektörüdür. Antalya, GSYİH / kişi başına 11.000 Dolar olan ülkenin en zengin şehirlerindendir. İkincisi, turizm, turizmin karar verme sürecinde önemli bir belirleyici olan iklimin yüksek kaliteli doğal çevre ve zengin kültürel mirasa dayanır; bunlar turizm talebinin ana itici etkenleridir.

Etkilenebilirlik derecesi ve etkilerin ciddiyeti Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında değişiklik gösterse de, Akdeniz’deki turizm sektörünün iklim değişikliğine adapte olması gerektiği kesindir. Özellikle Avrupa’daki birçok şehir, değerlendirmeler yapıyor ve değişikliklere uyum sağlamaya hazırlanıyor. Türkiye’nin önemli turistik mekanı olan Antalya, hem ulusal hem de uluslararası turistleri ağırlamakta ve turizm sektörünün potansiyel riskleri anlamak için analizlerin başlaması gerekmekte ve ilgili riskleri en aza indirgemek veya yeni fırsatlardan yararlanmak istemektedir.

Dünya Turizm Organizasyonu (UNWTO), 2009’dan bu yana bu konuyu ele alıyor ve iklim değişikliğine karşı azaltım ve uyum konusunda birçok uluslararası konferans gerçekleştirmiştir [3]. “İklim Değişikliğinde Turizmin İyileştirilmesi” [4] raporunda, “iklim, turizm mevsiminin uzunluğunu ve kalitesini tanımladığı, turizm operasyonlarını etkilediği ve ziyaretçileri çeken ve caydıran çevresel koşullarını etkilediği için, sektörün oldukça iklim açısından hassas olduğu düşünülür.

Değişen iklimin etkileri, turizm ve seyahat işletmeleri üzerinde önemli etkilere sahip olacaktır. İklim değişikliğine uyum, seyahat ve turizm sektörü tarafından, bireylerin, toplulukların ve ulusların turizmin yararlarından faydalanmaya devam etmesini sağlayacaktır “. Raporda ayrıca, turizm ve seyahat yerlerine göre etkili uyum için gerekli olan geniş bilgi gereksinimlerini, politika değişikliklerini ve yatırımları ele alıyor ve uygulama için on yılın gerekebileceğini belirtmektedir. Yüzyılın ortalarında etkilenenler arasında olması beklenen destinasyonlar için, uyum sürecinin derhal başlatılmasının aciliyetini vurgulamaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda Antalya, ön değerlendirme raporlarını iklim değişikliğinden etkileneceği düşünülen bir kıyı kenti olarak başlatacaktır.

Dünya Turizm Organizasyonuna göre, iklim değişikliğinin turizm sektörü üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmaktadır. İklime bağlı turizm mevsimlerinin (yani, güneş ve deniz) uzunluğu ve kalitesindeki değişiklikler, hedefler arasındaki rekabet ilişkileri için önemli etkilere sahip olabilmektedir. Bazı doğrudan etkiler, doğal ve kültürel mirasa, artan altyapı hasarına, ilave acil durum hazırlık gereksinimlerine, daha yüksek işletme giderlerine (örneğin sigorta, yedek su, güç sistemleri ve tahliye), turistler için daha yüksek maliyetlere (örn. yeni tehditlere karşı koruma sigortası) ve iş kesintilerine yönelik negatif etkiler olarak özetlenmiştir.

Turist talebine dolaylı etkilerin bazıları çoğunlukla olumsuzdur ve su mevcudiyetindeki değişiklikler, biyoçeşitlilik kaybı, peyzaj estetiğinin azalması, artan doğal tehlikeler, kıyı erozyonu ve su baskını, altyapıya zarar verme ve vektör kaynaklı hastalıkların görülme sıklığı ile ilgilidir. Kıyı hedefleri, iklimin neden olduğu çevre değişimi için özellikle hassas sayılmaktadır. Çalışma, başlangıçta iklim değişikliğinin son derece hassas alanları tespit edilecek ve CBS teknolojisi kullanarak haritalandırılacaktır. Bu, turizm sektörüyle birlikte risklerin farkına varılması ve buna göre yatırımların planlanması için bir ön adım olacaktır.


[3] In Tunisia in 2003, the first International Conference on Climate Change and Tourism was organised by UNWTO and several other United Nations agencies. The conference resulted in the Djerba Declaration on Climate Change and Tourism, which highlighted the obligation of the tourism industry to reduce their greenhouse gas emissions and recognized the two‐ way relationship between tourism and climate change.

[4] “From Davos to Copenhagan Beyond: AdvancingTourism’s Response to Climate Change”, Copyright © 2009 World Tourism Organization